Yabancıya yaz tatilini, yerli vatandaşa ise kış tatilini reva gören ve sözümona ucuz tatil yapmanın yolunu anlatan Turizm baronunu milletimiz seçimlerden sonra ömür boyu tatile yolcu edecektir!
Bu alana eklemiş olduğunuz haberle ilgili kısa bir özet bilgisi ekleyebilirsiniz. Bu metin yazı düzenleme sayfasında “Özet” bölümünden eklenebilir. Özet eklenmişse başlık altında kalın olarak bu şekilde gösterilir, eklenmemişse bu alan boş kalır.
Bu alana eklemiş olduğunuz haberle ilgili kısa bir özet bilgisi ekleyebilirsiniz. Bu metin yazı düzenleme sayfasında “Özet” bölümünden eklenebilir. Özet eklenmişse başlık altında kalın olarak bu şekilde gösterilir, eklenmemişse bu alan boş kalır.
Bu alana eklemiş olduğunuz haberle ilgili kısa bir özet bilgisi ekleyebilirsiniz. Bu metin yazı düzenleme sayfasında “Özet” bölümünden eklenebilir. Özet eklenmişse başlık altında kalın olarak bu şekilde gösterilir, eklenmemişse bu alan boş kalır.
Bu alana eklemiş olduğunuz haberle ilgili kısa bir özet bilgisi ekleyebilirsiniz. Bu metin yazı düzenleme sayfasında “Özet” bölümünden eklenebilir. Özet eklenmişse başlık altında kalın olarak bu şekilde gösterilir, eklenmemişse bu alan boş kalır.
Bu alana eklemiş olduğunuz haberle ilgili kısa bir özet bilgisi ekleyebilirsiniz. Bu metin yazı düzenleme sayfasında “Özet” bölümünden eklenebilir. Özet eklenmişse başlık altında kalın olarak bu şekilde gösterilir, eklenmemişse bu alan boş kalır.
Bu alana eklemiş olduğunuz haberle ilgili kısa bir özet bilgisi ekleyebilirsiniz. Bu metin yazı düzenleme sayfasında “Özet” bölümünden eklenebilir. Özet eklenmişse başlık altında kalın olarak bu şekilde gösterilir, eklenmemişse bu alan boş kalır.
Piyasacı, neoliberal partiler için belediye seçimi, “evliyayı yoldan çıkaran” belediye şirketlerini kim yönetecek, ihaleleri kim dağıtacak yarışıdır. Çalışanlar üzerindeki yandaş hegemonyasını kim kuracak çekişmesidir
Yıkıp batırılan ekonominin halkın gırtlağının sıkılmasıyla, boğazındaki son lokmanın da alınmasıyla düzeleceğini sanmak, sadece büyük cehalet değil, büyük gaflettir. Cumhuriyetin kamucu ve halkçı tecrübesine sırt çevirmek, bu cehalet ve bu aymazlık, ancak, milletin isyanını, öfkesini körükler.
Üretimsizleşen Borçlular Ülkesi Türkiye | Bülent Esinoğlu
Üretimsizleşen borçlular ülkesi Türkiye... Emekli Sanayi Genel Müdürü Bülent Esinoğlu, sanayisizleşme, 26 milyon icra dosyası, faiz sistemi ve enflasyonun gerçek nedenini anlatıyor.
Sanayinin milli gelirdeki payı %30’dan %17’ye düştü. Fabrikalar kapanıyor, ...tekstil tesisleri Mısır’a taşınıyor. Üretim yerine “kâğıt al-sat” ekonomisi büyüyor. Bankalar büyürken sanayi ölüyor. Bu hormonlu büyüme Türkiye’yi nasıl Osmanlı’nın son dönemine benzer bir borç sarmalına sokuyor?
Bülent Esinoğlu üç ana başlıkta; üretimsizleşme, borç-icra gerçeği ve çevremizdeki jeopolitik gelişmeleri anlatıyor...
Videoyu beğendiyseniz beğenmeyi, kanalıma abone olmayı ve yorumlara düşüncelerinizi yazmayı unutmayın.
Üretimsizleşen Borçlular Ülkesi Türkiye | Bülent Esinoğlu
Üretimsizleşen borçlular ülkesi Türkiye... Emekli Sanayi Genel Müdürü Bülent Esinoğlu, sanayisizleşme, 26 milyon icra dosyası, faiz sistemi ve enflasyonun gerçek nedenini anlatıyor.
Sanayinin milli gelirdeki payı %30’dan %17’ye düştü. Fabrikalar kapanıyor, ...tekstil tesisleri Mısır’a taşınıyor. Üretim yerine “kâğıt al-sat” ekonomisi büyüyor. Bankalar büyürken sanayi ölüyor. Bu hormonlu büyüme Türkiye’yi nasıl Osmanlı’nın son dönemine benzer bir borç sarmalına sokuyor?
Bülent Esinoğlu üç ana başlıkta; üretimsizleşme, borç-icra gerçeği ve çevremizdeki jeopolitik gelişmeleri anlatıyor...
Videoyu beğendiyseniz beğenmeyi, kanalıma abone olmayı ve yorumlara düşüncelerinizi yazmayı unutmayın.
30 Ağustos: Zafer ve Cumhuriyet | Türk Kadın Hareketi
30 Ağustos, bir milletin bağımsızlık iradesinin tarihe kazındığı gündür. Büyük Taarruz yalnızca askeri bir zafer değil; bağımsızlık ve özgürlük iradesinin zaferidir.
Bu büyük mücadelede cephede savaşanlardan cephe gerisinde hayatını sürdürenlere kadar ...binlerce Türk kadınının emeği, cesareti ve fedakârlığı vardır. Onlar bu tarihin ayrılmaz parçasıdır.
Zaferin ardından kurulan Cumhuriyet, Türk kadınlarına eğitimden çalışma hayatına, vatandaşlık haklarından seçme ve seçilme hakkına uzanan yeni ufuklar açmıştır.
Bugünkü sorumluluğumuz bu büyük mirası korumak ve gelecek kuşaklara aktarmaktır. Cumhuriyet yalnızca geçmişten kalan bir emanet değil, her gün yeniden sahiplenilmesi gereken ortak değerimizdir.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Milli Mücadele kahramanlarını, kadınlarımızı ve şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.
Yaşasın bağımsız Türkiye.
Yaşasın Cumhuriyet.
#30ağustoszaferbayramı #ZaferBayramı #Atatürk #Cumhuriyet #TürkKadını #MilliMücadele #BüyükTaarruz #YarınlarTVShow More
Now Playing
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!
Büyük şairimiz Nazım Hikmet'in 1961 yılında Bizim Radyo’da yaptığı 30 Ağustos konuşması, devrimci tarihimizin sosyalistler açısından önemini bir kez daha ortaya koymaktadır:
“30 Ağustos bizim, Türklerin en büyük bayramlarından biri ...ve zannediyorum ki yalnız bizim değil; insanlığın bayramlarından biri. Çünkü biz 30 Ağustos’ta ilk defa biz Türkler insanlığa, sömürgeciliğe karşı ve emperyalizme karşı muzaffer olabilmenin yollarından birini gösterdik. Bu da sömürgeciliğe karşı silah elde çarpışmakla olur. Ve sömürgeciliğin her şeye rağmen yıkılmaya mahkum olduğunu gösteren milletlerden biri de benim milletimdir.”
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi, yalnızca bir askeri zafer değil; emperyalizme karşı bağımsızlığın mümkün olduğunu gösteren tarihi bir kırılma noktasıdır. Bu mirası unutmadan, bugünün sömürü ve bağımlılık ilişkilerine karşı aynı kararlılıkla durmak gerekir.
Başta Anti-Emperyalist Kurtuluş Savaşımızın Ulu Önderi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Dumlupınar’da, Afyon’da, Kocatepe’de ve tüm cephelerde vatanı savunan kahraman askerlerimizi, şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet, saygı ve rahmetle anıyoruz.
Bu zafer, yalnızca geçmişin değil; bağımsız, onurlu ve sömürüsüz bir yarınların hayalini kuran tüm halkların zaferidir.
Yarınlar TV
#30Ağustos #ZaferBayramı #NazımHikmet #MustafaKemalAtatürk #YarınlarTV #EmperyalizmeKarşı #MilliMücadeleShow More
Now Playing
29 Ağustos: Zaferin Eşiğinde | Türk Kadın Hareketi
29 Ağustos… Zaferin eşiğindeki gün.
26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz günlerce süren çetin muharebelerle devam etti. Cephede Türk askeri ilerlerken, geride hayatı ayakta tutan kadınlardı.
Annelerin kalbinde korku vardı ama ...umut daha büyüktü. Sadece çocuklarına ekmek vermediler; vatan sevgisini, dayanışmayı ve özgürlük değerini de aşıladılar. O günlerde atılan her adım, 30 Ağustos Zaferi’ne ve Cumhuriyet’e giden yolu açtı.
Bugün 29 Ağustos. Zaferin arifesinde o kadınların sessiz gücünü hatırlıyoruz. Çünkü zafer yalnızca silahla değil; inanç, dayanışma ve milli azimle kazanılır.
Mukaddesatçılığa Karşı Nihal Atsız ve Muzaffer Özdağ | Yıldırım Koç
Türkiye’de milliyetçiliğin Kemalist çizgiden nasıl saparak ırkçı-Turancı ve ardından milliyetçi-mukaddesatçı bir hatta evrildiğini anlamak için geçmişe bakmak şart.
Yıldırım Koç, bu dönüşümün iki önemli muhalifini inceliyor: Nihal Atsız ve Muzaffer ...Özdağ.
1940’lardan 1960’ların sonuna kadar uzanan süreçte neler yaşandı?
Kemalist milliyetçilik nasıl 1944’te İnönü’nün müdahalesiyle sınırlandı?
Soğuk Savaş döneminde Amerikan etkisiyle “milli ve manevi değerler” söylemi nasıl öne çıktı?
CKMP’nin 1965 programında Muzaffer Özdağ’ın kaleme aldığı Atatürkçü, ırkçılık karşıtı ve anti-emperyalist milliyetçilik anlayışı neden kısa sürdü?
Nihal Atsız’ın ırk temelli Türkçülüğü, şamanizm savunusu ve İslam’a yönelik sert eleştirileri Alparslan Türkeş’le nasıl çatıştı?
1969 Adana Kongresi’nde partinin MHP’ye dönüşmesi ve üç hilal ambleminin kabulüyle milliyetçi-mukaddesatçı çizgi nasıl hakim oldu?
Yıldırım Koç bu videoda, Atsız’ın Ötüken dergisindeki yazıları, Türkeş’le yapılan görüşmeler ve Özdağ’ın “milliyetçi sosyalist” tanımlaması üzerinden dönemin tartışmaları belgelerle anlatıyor.
Kanala abone olmayı, videoyu beğenmeyi ve yorumlarda düşüncelerinizi paylaşmayı unutmayın.